Big Data, Big Security

Teknolojinin ilerlemesi ile karşımıza gelen Big Data kavramı, İnternet dünyasında bilgi çöplüğü olarak da anılmaya başladı.

Artık hemen hemen herkesin elinde bir akıllı telefon, evinde bir veya daha fazla bilgisayar bulunuyor. Yaşamımızı dijital dünya ile birleştirmeye hatta yönetmeye başladık. Bilgisayarlar ve mobil cihazların yanı sıra IOT kavramı ile birlikte evimizdeki kombimiz, ışıklarımız, alarm sistemlerimiz hatta buzdolaplarımız dahi internete bağlanabiliyor ve veri üretebiliyorlar.

Ürettiğimiz veri arttıkça Big Data kavramı da önem kazanmaya başladı.

Günümüz teknoloji dünyasında artık milyarlarca insanın üretmiş olduğu veri, depolanmaya ve anlamlandırılarak nitelik kazandırılmaya çalışılıyor.

Aslında büyük veri birkaç yıl öncesine kadar astronomi ve genetik bilimlerinde kullanılmaktaydı. Ancak veri o kadar büyüdü ve o kadar gelişti ki insan yaşantısında da kullanılabilir bir hale geldi. Evet Big Data, büyük bir çöplük gibi karşımıza gelse de, bu çöplük içerisinde zümrüt madeni bulmak mümkün!

Büyük veri aslında hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Google arama motoru arşivlemiş olduğu milyarlarca İnternet sayfasını anlamlandırarak aradığımız kelime için sizlere doğru sonuçlar sunuyor. Doğru algoritmalar ile Amazon alışverişlerinize fare hareketlerinize, okuduğunuz yorumlara, satın aldığımız ürünlere ve incelediğiniz ürünlere bakarak satın almamız için satış odaklı ürünler tavsiye edebiliyor.

Büyük veriye biraz da güvenlik bakış açısı ile bakalım!

Asıl soru şu; büyük veri ile ne gibi bir “Güvenlik Riski” ortaya çıkabilir?

Düşünülmeyen, belki de üzerinde hiç durmadığımız Big Data sonuçlarının ortaya çıkardığı sorulardan biri olduğunu söyleyebiliriz!

Büyük veri, toplumsal medya paylaşımları, ağlar, bloglar, web siteleri, istatistik yazılımları, fotoğraf paylaşımları, video paylaşımları, log dosyaları ve benzeri birçok kaynaktan elde ediliyor.

İnternet üzerinde sosyal ağları kullanıyor, fotoğraflar paylaşıyor, web sitelerini ziyaret ediyor, arama motorlarında bir şeyler arıyor ve alışveriş sitelerinden ürünler satın alıyoruz. Bu hareketlerimizin hepsi bir şekilde izleniyor ve kayıt ediliyor. Kayıt edilen veriler özel algoritmalar ile analiz yapılarak doğru sonuçlar elde edilebiliyor.

Rus fotoğrafçı Egor Tsevtkov, açık kaynak kodlu bir yüz tanıma yazılımı büyük veri üzerinden yola çıkarak metroda fotoğraflarını çektiği insanların sosyal ağ profillerini birkaç saniyede tespit edebildiğini söyleseydik?

Egor Tsevtkov, kullandığı yüz tanıma yazılımı ile Rusya’nın en popüler sosyal ağı VK’yı (bir nevi Facebook’unu) birleştirdi ve enteresan sonuçlar ortaya çıktı. Birkaç saniye içerisinde metroda sıradan insanların fotoğraflarını çekerek VK üzerinden profillerine ulaşabildi.

  • Peki bu işlemi Facebook üzerinden yaparsak?
  • Peki bu işleme Twitter’ı dahil edersek?
  • Peki bu sonuçlara Linkedin’i eklersek?

Düşünsenize sokakta yürürken herhangi bir kişi cep telefonu ile fotoğrafınızı çekiyor ve bir uygulama ile yüz tanıma sistemine gönderiyor. Yüz tanıma sistemi birkaç saniye içerisinde Facebook profilinizi tespit edip, yaşadığınız yer, aileniz ve arkadaşlarınızın paylaşımlarına ulaşabiliyor. Twitter’da siyasi görüşünüzü, sevdiğiniz ve tartıştığınız konuları, Linkedin üzerinden de iş hayatınızı ve networkünüzü dahil ederek çeşitli algoritmalardan geçiriyor?

Kısacası tek bir fotoğraf ile tüm yaşantınızın dijital dünya üzerinden tespit edebilir bir hale geldiğini görüyoruz. Bir adım daha öteye geçelim….

Bu bilgilerin kimlik veritabanı ile entegre edildiğini düşünelim?

Evet, Big Data ile kocaman bir çöplük. Ancak bu çöplük içerisinde bir zümrüt madeni bulabilir, işleyebilir ve  ortaya çok değerli taşlar çıkartabilirsiniz. Önemli olan veriye nasıl baktığınız, nasıl işlediğinizdir.

Unutmayın, İnternet dünyasında paylaştığınız her bilgi bir yerlere depolanıyor, analiz ediliyor ve yorumlanıyor. Ortaya çıkan analizler güvenlik dünyanızı sarsabilir! Hatta özel yaşantınızın deşifre edilmesini sağlayabilir.

Sonuçlar güvenlik noktasında kurumların veya kişilerin karşısına büyük riskler çıkartabileceğini söyleyebiliriz. Belki bugün dikkat etmiyoruz… Ancak birkaç yıl içerisinde büyük kurumların big data sayesinde büyük güvenlik açıklıklarına veya  risklerine gebe olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.